Yukarı Çık
×
Varlık ve Zaman: Dark

Varlık ve Zaman: Dark

Netflix’in merakla beklenen yeni dizisi Dark nihayet yayınlandı. Daha şimdiden unutulmazlar arasına girmeye hazır bir yapım ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkün. On bölümlük bu dizi, her bir anıyla dolu dolu geçiyor ve hikâyesini ince eleyip sık dokuyor. Stranger Things ile belirgin bazı benzerlikleri bünyesinde barındırması, özgünlük anlamında bir handikap olarak gözükebilir. Fakat Dark, bağımsız hikâyesi ile bu engeli aşmakta güçlük çekmiyor. Bu girişten sonra, dilerseniz Dark’ın hikayesine geçelim.

Winden kasabasında Erik isimli bir genç kayıptır ve hala bulunamamıştır. Jonas ise babasını yeni kaybetmiş ve iki ay sonra okula tekrar başlayacaktır. Jonas’ın annesi Hannah ise polis memuru Ulrich ile kaçamak bir ilişki yaşamaktadır. Ulrich sade ve neredeyse mutlu diyebileceğimiz bir aileye sahiptir. Jonas okula dönüşünün ilk gününde, en yakın arkadaşı Bartosz’a bir akşam macerası için söz verir. Winden kasabasının ormanlık alanında gece vakti buluşan Bartosz, Jonas, Martha, Magnus ve Mikkel, kayıp olan Erik’in ot zulasını aramaya başlar. Bu masum sayılabilecek maceranın sonucunda, Ulrich’in en küçük çocuğu olan Mikkel de kaybolur. Tıpkı Erik gibi Mikkel de sırra kadem basmış ve yaşanan bu kayıp olaylar, tüm kasaba halkını gergin bir hale getirmiştir. Artık Winden kasabasında anormal olaylar yaşanması kaçınılmazdır! Ayrıntılı bir giriş oldu fakat hikâyenin zengin ve detaylı olması buna mecbur kılıyor. En kısa şekilde betimlemek gerekirse; bu özet genel hikâyenin sadece girizgâh kısmı. İzlemeyen herkes için şimdiden söyleyelim; asıl olay Mikkel’in kaybolması ile başlıyor!

Dark’ın 50’ler 80’ler ve 2000’lerde geçen hikâyesi, dizinin aynı zamanda bir dönem işi olmasına da olanak sağlıyor. Alman havası, yapıma karamsar bir atmosfer getiriyor. Nitekim kapalı ve yağmurlu gökyüzü, bu tarz bir iş için bulunmaz bir Hint kumaşı niteliğinde. Zaten bu yapımda da güneşin bir an bile açtığını göremeyeceksiniz. Tabii dizide kullanılan müzikler ortamın gerilimli doğasına uygun ve kaliteli tercihler içeriyor. Bu da Dark’ın vuruculuğunu daha da üst noktalara taşımasına olanak sağlıyor. Bu noktada parantez açılması gereken hususlardan biri de, ucuz korkutma veya germe girişimine dizide yer verilmemesi. Esasen bu durum kaliteyi fazlasıyla arttırıyor. Oyuncu performansına geldiğimiz de ise diğer ana etmenler kadar iyi ve başarılı tercihler içerdiğini söylemek mümkün. Dark’ın geneline bakarsak, hikâye pek çok karakter ortaya çıkarıyor ve elinden geldiğince onlara şans tanıyor. Bölümden bölüme oldukça iyi paylaştırılmış olan senaryo ise her bölümü kaliteli kılıyor. Bu durum da diğer bölümü açma hissine fazlasıyla katkı sağlıyor.

Dark, alışılmışın dışında bir bilim-kurgu olarak izlenmeyi fazlasıyla hak ediyor. Hikâyesini emin adımlarla kuruyor ve bu sayede unutulmazlar arasına şimdiden girmenin eşiğinde. Sezonun büyük bir kısmında koruyabildiği gizem unsuru izlenebilirliğini arttırıyor. Vadettiği devam sezonu ile de bekleme listelerine girmeye aday vaziyette. Hikâyesini bölüm sürelerine iyi dağıtması ile de kalitesini hiç düşürmüyor. Şöyle karanlık atmosferi olan bir iş izlemek istiyorsanız aradığınız şey kesinlikle Dark. Şimdi dilerseniz, diziyi derinlemesine incelemeye koyulalım.

***SPOILER ALERT***

Varlığın olmazsa olmazı, zorunlu iki ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçlar mekân ve zamandır. Dark ise bildiğiniz üzere bu iki unsurdan zaman üzerine eğiliyor. Zaman ise geçmiş, şimdi ve gelecek şeklinde algıladığımız bir şey. Zamanı yaşama şeklimiz şimdiden, tek yönlü bir şekilde geleceğe doğrudur. Kararlarımız ile geleceğe yön veriyoruz ve geçmişimizi belirlemiş oluyoruz. Gelecek her türlü potansiyeli taşır, var olmamıştır; geçmiş ise yaşanmış, bilinen, var olan bir unsurdur. Varlığın sürekli ve zorunlu ihtiyacı olan zaman içindeki bir değişiklik, ontolojik değişimleri de beraberinde getirir. Sinema veya dizi gibi işler ister istemez twistlere varır. Tıpkı Mikkel’in Jonas’ın babası olması ve Mikkel’in kendi babasının Mikkel’in kendi karısı ile yatması gibi; Martha’nın Jonas’ın halası olması gibi ilginç ve şok edici hikâyeler ortaya çıkabiliyor. Dizi twist ihtimallerini iyi kullanıyor. Zaman mefhumu ile ilgili her ne kadar daha önce gördüğümüz şeyler gösterilse de, hikâyenin derinliği içinde bunun bir önemi kalmıyor.

Tüm bu zamansal atlamaların içerisinde sorulması gereken başka sorular da bulunmaktadır. Hayatlarımız üzerinde ki etkimiz nedir?  Olması gerekenleri yaşayıp, payımıza düşen sahneyi mi oynuyoruz? En basit ifade ile kader denen şey gerçekten hayatlarımızda etkili mi? Dark’ı izlerken bunu düşünmemek elde değil. İnsanda karar verme mekanizması büyük oranda deneyimlerinin etkisi ile çalışır. Ateşin yakıcı olduğunu deneyimleyen insanın ona dokunmamayı seçmesi gibi. Bana kalırsa hayatlarımızda, deneyimlerimiz kısmen Tanrı rolü oynamaya başlıyor. Bilinçaltı etkenleri hariç tutarsak, karar vermek eşittir deneyim demektir. Karar verememe ise deneyimsizlik göstergesi olarak ele alınabilir. Bu bağlamda, belli deneyimler gelecekteki varlığımızı belirlemektedir dersek yanılmış olmayız.

Diğer bir düşündürücü unsur ise varlığın anlamı üzerine. Ana tema her ne kadar zaman üzerine olsa da konu hep varoluşa çıkmaktadır. Zamanı varlıktan izole olarak düşünürsek bir anlam ifade etmez. Ona anlam verecek akıllı bir canlı gereklidir. O halde bu zaman yolculuğu hikâyesinde varoluşun anlamı üzerine sorular, kendiliğinden ortaya çıkıyor diyebiliriz. Noah açık bir replik ile bunu seyirciye de aktarmaya çalışıyor. Bu uzun zamandır üzerine düşünülen sorunun bireysel anlamda cevabını verebilmek ise aslında yine seyircinin kendisine kalıyor. Genel olarak varlığın bir amacı var mıdır? Varoluşun anlamı nedir? Bu gibi soruları cevaplayabilmek oldukça zor bir iş olarak karşımızda duruyor. Cevaplamaya kalkmak, bu yazının konusu olamayacak kadar derin. O yüzden bu kısmı okuyucunun takdirine bırakıyorum.

Dizinin finaline gelecek olursak, hikâyenin belli bir son ile bitmemesi Jonas’ın gelecek zamanda kendini bulması ve gelecekte bulduğu Winden kasabasının tabiri caizse Mad Max’e dönmüş olması post-apokaliptik bir ikinci sezonun habercisi niteliğinde. Büyük ihtimalle dizi ikinci sezon ile devam edecektir. Dizi Noah-Bartosz ilişkisi ve Noah’ın not defterini Bartosz’a devrettiği sahne ile Noah’ın kimliğine ve geçmişine dair bir tüyo veriyor diyebiliriz. Büyük ihtimalle Noah, Bartosz’un ta kendisi ve not defterini vermesi ile mirasını gençliğine teslim etmiş oluyor. Hemen teori üretmeye başladığımıza göre bu diziye pekâlâ olmuş demek mümkün. Belirtmeden geçmeyelim, saatçi ile Jonas’ın olgun halinin zaman hakkındaki konuşmaları haz seviyesini arttıran oldukça güzel bir an olarak hafızlarda uzun süre yer edecektir.

82ekran için yazan: Hasan Keşke



Benzer İşler


" alt="Başkaldırının Belgeseli: Al Midan (2013)">

Başkaldırının Belgeseli: Al Midan (2013)

devamı

" alt="Netflix’in Yeni Türk Orijinal Dizisi Atiye’nin Çekimleri Başladı!">

Netflix’in Yeni Türk Orijinal Dizisi Atiye’nin Çekimleri Başladı!

devamı

" alt="Adana Sıfır Bir: 5. Sezonda Bizleri Neler Bekliyor?">

Adana Sıfır Bir: 5. Sezonda Bizleri Neler Bekliyor?

devamı

" alt="Gelecek Vadeden Bir Deneme: Yaşamayanlar">

Gelecek Vadeden Bir Deneme: Yaşamayanlar

devamı











82ekran sitesinin bütün hakları saklıdır. - 2017