Yukarı Çık
Türk Televizyonlarının En Çılgın Dizisi: Çarli

Türk Televizyonlarının En Çılgın Dizisi: Çarli

Malum, 90’lar ülkemizde özel televizyonculuğun yeni yeni filizlenmeye başladığı yıllara tekabül eder. Bu zaman diliminde birçok yeni diziyle tanışıp, birçok türün atası sayabileceğimiz örnekle karşılaştık. Ancak bu yapımlar içerisinde öyle bir tanesi var ki, zamanın en müthiş komedilerinden biri olarak muadilleri arasından sıyrılır. Ekran başına geçen her bir bireyin sevgi dolu gözlerle baktığı, sempati beslediği, amiyane tabirle bir maymundan fazlası olan Çarli’yi merkezine alan aynı adlı diziden bahsediyoruz.

Talat Sanal’ın Amerika’da yaşayan milyarder amcası Recep Albert, yeğenine gönderdiği bir kasetle, oğlu Çarli’yi ona emanet ettiğini söyler. Amcasının tüm mirasını elinde bulunduran Çarli ise, basit bir maymundan daha fazlasıdır. Zeki, çapkın, alkolik ve daha da önemlisi zengindir. Bu dakikadan sonra Çarli’nin Sanal ailesinin evine gelişine ve sonrasında yaşanan eğlenceli hadiselere tanıklık ettiren dizi, her bir anıyla izleyicisine doyumsuz kahkahalar armağan etmeyi bilir.

Evet, Çarli için yapılabilecek en doğru tanım, Türk televizyonlarının görmüş olduğu en çılgın dizi olduğu olacaktır. Nitekim bir maymunu başrole yerleştirip, ondan muazzam bir komedi çıkarmak fazlasıyla enteresan bir durumu temsil ediyor. Evet, tarih boyunca birçok evcil hayvanı televizyon dizilerinde yahut beyaz perdede izledik. Ancak doğal yaşam ortamı orman olan bir hayvanı, başrol olarak görmek açıkçası pek de alışık olduğumuz bir durum değil. Hele hele onun üzerinden gelişen doyumsuz mizahı göz önüne aldığımızda, Çarli bir proje olarak oldukça değerli bir noktaya yükseliyor.

Eğri oturalım doğru konuşalım. Çarli’nin mizahı fazlasıyla 90’lar kafası. Dizi şimdi yayınlanmaya kalksa, muhtemelen kanal bulamaz ve senaryosuyla birlikte tarihin tozlu raflarındaki yerini alır. Ancak Çarli’yi özel kılan husus, içinde bulunduğu zaman dilimini doğru okuması ve bir aile komedisini huzurlarımıza getirebilmesinde saklı. Bundaki en büyük pay, şüphesiz o dönem ortaya koyduğu çalışmalarla televizyonun altın çocuğu unvanına layık görülen Tayfun Güneyer’e; diziyi kaleme aldığı mahlasıyla anmak gerekirse Nevzat Kitapçı’ya ait.

İtiraf etmek gerekirse, Tayfun Güneyer daha sonrasında 90’lar kafasından pek çıkabilmiş bir isim değil. Her ne kadar kariyerinin en başında, Yılan Hikâyesi ve Beşik Kertmesi gibi televizyon tarihine geçmiş enteresan işlere imza atsa da sonrasında çektiği Nuri, Adanalı, Türk’ün Uzayla İmtihanı, Türk Malı gibi bayağı işler, yazarın kredisinin tükenmesine yol açmıştır.

Tayfun Güneyer’in kariyer yolculuğunu bir kenara bırakıp, Çarli’nin absürt mizahına geri dönüş yaptığımızda ise, kendimizi karşımızdaki dizinin eğlencesine bırakırken bulmak fazlasıyla mümkün. Evet, Çarli henüz en başında bir maymunu başrole yerleştirmesi hasebiyle dikkat çeken bir iş. Ancak dizi, yalnızca bu enteresan hadiseye güvenip kenara çekilmiyor. Üstüne karakterlerin her birine ilginç misyonlar yüklüyor ve her bir anıyla büyük bir saçmalıktan beslenmeyi başarıyor. Kımıl zararlısı kayınbirader Afakan, Afakan’a âşık olan evin yardımcısı Hijyen, emekli itfaiyeci Ateş Bey, apartmanın güzel ve saf kızı Cilvenaz ve daha niceleri… Esasen Tayfun Güneyer’in yarattığı karakterler, henüz isimlerinden dahi sıra dışı kimliklerini en başta dışa vurmayı başarıyor ve atılacak kahkahaların da zeminini hazırlıyor.

1998 yılında ilk defa STAR TV’de karşımıza çıkan Çarli, 24 bölüm sürdükten sonrasında final yapar. Ancak bu Çarli için bir sonu temsil etmez. Nitekim dizi 2000 yılında Kanal D’de Çarli İş Başında adıyla yeniden başlar ancak eski tadı tuzundan eser dahi yoktur. Keza orijinal diziden yalnızca İlker Aksum kalmış ve neredeyse tüm mizah yükü de onun sırtına binmiştir. Zaten Çarli İş Başında’ya dair hatıramızda kalan her bir detayda İlker Aksum ve Çarli iş birliğinin olduğunu da gönül rahatlığıyla söylemek mümkün.

Tabii mevzu Çarli İş Başında’dan açılmışken, Afakan’ın muazzam ev dekorasyonuna değinmeden geçmek olmaz. Hadi itiraf edelim, birçoğumuz üniversite yıllarında o evi hayal etmiş, aklının bir köşesine Afakan’ın işlevsel dekorasyonunu getirmiştir. Pinpon masasından yemek masası, çöp konteynırından gardırop, belediye bankından koltuk… Sahi, tam da yokluktan dem vuran öğrenci kafasıyla dizayn edilmiş bir ev değil mi?

Evet, iki farklı seri halinde ekranlara gelen Çarli, özellikle yayınlanan ilk 24 bölümüyle hafızlarda derin izler bırakmıştır. Bundaki tüm yükü Çarli’nin ekran cazibesini verirsek hata etmiş oluruz. Nitekim en başta Sanal Ailesi gibi spesifik, Afakan gibi nevi şahsına münhasır yapı taşları, bizi her bölüm maceradan maceraya sürüklemiştir. Bu da esasen Çarli’yi televizyon ekranlarının öncü komedilerinden biri haline getirmiştir. Ne var ki Çarli’den sonra gelenler, onun sulu mizahını çağa uyarlamak yerine, olduğu gibi kopyalamayı seçince fazlasıyla çuvallamıştır. Çünkü en başta Çarli, 90’ların dağınık, laubali ve sınır tanımayan espri anlayışını bünyesinde barındır. Şimdi, “Laz ve Gaz Kıraathanesi ile Şarampol Turizm” gibi anlamsız terimleri günümüze taşısak, fazlasıyla sırıtmaz mı? Ancak bugün Çarli’yi açıp izlesek bu terimlere ziyadesiyle güleriz. Çünkü bu esprilerin, o döneme ait olduğunu bilir ve Çarli’nin albenisi içerisinde değerli olduğunu hissederiz.

İlk yayın tarihinin üzerinden 19 yıl geçen ve zamane yapımları içerisindeki en çılgını olan Çarli, enteresan karakterleri, sıra dışı hadiseleri ve dönemin jargonuna uygun üslubu ile milenyum öncesinin özel komedilerinden biri olarak unutulmazlar arasına adını çoktan yazdırmış durumdadır.

Son Bir Not:

Dizinin uçarı mizahı için onlarca övgü sıralayabilir, peşi sıra kahkahayı basabiliriz. Çünkü en başta Çarli, özgün ve bir o kadar da dönemini ziyadesiyle yansıtan bir dizi olarak ekranlarda boy göstermiştir. Ancak şunu da unutmamak gerekir, her ne kadar gülersek gülelim, başrole yerleştirilen ve doğal ortamından koparılan bir hayvan; bir başka deyişle benliği yok edilmeye çalışılan bir canlı. Dizi bittikten sonra yani 7 yaşında İngiltere’de bir rehabilitasyon merkezine gönderilen ve burada doğal ortamına, türdeşleriyle birlikte uyum sağlamaya çalışan Çarli, hala hayatta. Ancak spot ışıklarının onun geri kalan ömrüne ne denli etki ettiği ise her zaman bilinmezliğini koruyacak!

82ekran için yazan: Polat Öziş

 

 



Benzer İşler


" alt="TRT’nin Western’i Terk Etmesi Doğru Mu?">

TRT’nin Western’i Terk Etmesi Doğru Mu?

devamı

" alt="4. Sezon 2. ve 3. Bölüm İncelemesi: Behzat Ç.">

4. Sezon 2. ve 3. Bölüm İncelemesi: Behzat Ç.

devamı

" alt="Şahsiyet, Kambura ve Müjde Ar">

Şahsiyet, Kambura ve Müjde Ar

devamı

" alt="2018’in Hayal Kırıklıkları">

2018’in Hayal Kırıklıkları

devamı











82ekran sitesinin bütün hakları saklıdır. - 2017