Yukarı Çık
TOP 10: 90’lı Yıllarda Yayınlanmış En İyi Televizyon Filmleri

TOP 10: 90’lı Yıllarda Yayınlanmış En İyi Televizyon Filmleri

82ekran için yazan: Polat Öziş

Neresinden bakarsak bakalım oldukça ilginç yılları temsil eder 90’lar. Özellikle de sinema için. Film çekmenin iyiden iyiye zorlaştığı, yerli yapımların vizyona girecek salon dahi bulamadığı yıllar… Peki, bu dönemde hiç mi film üretilmedi? Doğrusunu söylemek gerekirse, sinema salonları boştu belki ama yapımcılar alternatifini çoktan bulmuştu bile. Tabii ki, bir kurtarıcı gözüyle bakılan televizyondu alternatif.

Özel televizyon kanallarının hayatımıza girdiği 90’lı yıllar, ayı zamanda televizyon filmleri furyasının da yaygınlaştığı zaman dilimini temsil eder. Kemal Sunal rip-offlarından tutun da Kemalettin Tuğcu’nun ağır dramlarına kadar uzanan geniş portfolyosuyla bir dönem ekranların vazgeçilmeziydi onlar. Düşünsenize, sinemamızın büyük ustası Münir Özkul’un dahi yer aldığı son film, yine bu furyanın içerisinden çıkma. Evet, doğrusunu söylemek gerekirse 90’lı yıllar içerisinde üretilen televizyon filmlerinin birçoğu çöp niteliğinde. Ancak içlerinde hakkıyla yapılmış ve o ucuz yapı etrafından harikulade anlatılar çıkarmayı başarmış işler de yok değil. Peki, neler onlar? Dilerseniz gelin, en iyi televizyon filmlerine hep birlikte göz atalım.

İki Arkadaş (Tunca Yönder, 1998)

Kemalettin Tuğcu’nun Güzel Bir Gün isimli kitabından Tunca Yönder tarafından uyarlanan İki Arkadaş, adıyla müsemma bir şekilde iki yakın arkadaşın hikâyesini ele alır. Kemalettin Tuğcu uyarlamalarından alışılagelmiş şekilde ağır bir dramı huzurlarımıza getiren film, buna rağmen koca yürekli iki çocuğun, dünyanın tüm kötülüklerine karşı içten bir şekilde göğüs germesini ele alarak fark yaratır. Evet, tüm hikaye boyunca rahatsız eden bir ajitasyon daima gündemde yer alır. Ancak iki çocuğun naif duruşuna sırtını dayayan İki Arkadaş, bu vesileyle o vıcık vıcık dramı bile görünmez kılar ve izleyicisine kocaman bir tebessüm armağan eder. Özellikle tüm o karamsar atmosferi yıkan ve başta karakterlerine, sonrasında ise izleyicisine sunduğu optimist finaliyle de gönülleri fethetmeyi başarır.

Kumru (Cemal Şan, 1998)

İyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı içe içe geçiren ve başından sonuna dek izleyicisine çalkantılı bir aşk üçgeni servis eden Kumru, gerçekçi yapısıyla dikkat çeken bir televizyon filmi. Yönetmenliğini Cemal Şan’ın üstlendiği, başrollerini ise Tuncel Kurtiz, Aydan Şener ve Kerem Alışık’ın paylaştığı film, kızı yaşındaki Kumru ile evlenen Ali Dayı’nın trajik hikayesini ele alırken; Kemal ile yeni bir aşka yelken açan ve içsel duygularını keşfeden Kumru’nun çaresizliğini dile getirmesiyle de kaotik yapısını perçinler. Son ana kadar gizemini koruyan hikayesi ve Tuncel Kurtiz’in anbean yürek dağlayan oyunculuğuyla dikkat çeken Kumru, televizyon filmleri içerisinde de yapılmış en nitelikli anlatılardan biri olarak öne çıkar.

Yeni Bir Yıldız (Oğuz Yalçın, 1997)

Birçok filme ilham kaynağı olan ve Hollywood’un en çok başvurduğu temaların başında gelen A Star is Born’un serbest uyarlaması olarak izleyicisini selamlayan Yeni Bir Yıldız, bir yükseliş ve dibe çöküş hikayesini aynı anda merkezine alır. Dönemin meşhur ama bir o kadar da sorunlu oyuncusu Yalçın, tesadüf eseri tanıştığı Ceren ile büyük bir aşka yelken açarken, Ceren’in kariyer basamaklarını hızlıca çıkmasına yardımcı olur. Tabii bu sırada alkolün de etkisiyle şöhretini git gide kaybeder ve büyük bir çöküşün içine girer; buna paralel olarak Ceren ile harikulade başlayan ilişkisi de… Şöhretin parıltılı dünyasına haklı bir eleştiri getiren ve o şaşalı hayatın insanı vezir de rezil de edebileceğini cesur bir şekilde dile getiren Yeni Bir Yıldız, Tayfun Pirselimoğlu’nun kaleme aldığı senaryosuyla fark yaratan, başarılı bir televizyon filmi örneği.

Yüzleşme (Ömer Uğur, 1996)

Bir kitap uyarlaması olan ve ilk olarak 1954 yılında beyaz perdede aktarılan An Inspector Calls’un yeniden çevrimi olarak ekranlara gelen Yüzleşme, genç bir kızın intiharı sonrası başlatılan soruşturmayı merkezine alır. Milletvekili adayı Mümtaz Bey’in evine gelen ve tüm aile fertlerine birtakım sorular yönelten polisin ithamları ile başlayan süreç,  en başta mutluluk tablosu çizen bu koca konakta soğuk duş etkisi yaratır, akabinde ise kimsenin masum olmadığı gerçeğini tokat gibi yüzümüze vurur. Buz gibi yapısı, ölüm gibi bu dünyanın en gerçek olayına yakın duruşu ve nitelikli senaryosu ile televizyon filmleri furyasının en öne çıkan yapımlarından olan Yüzleşme, aynı zamanda Aydan Şener filmografisinin de en dişe dokunur işlerinden.

Mercan Kolye (Tunca Yönder, 1998)

Sonuna kadar dram, sonuna kadar ajitasyon! Hadi itiraf edelim, televizyon filmlerinin en unutulmazı nedir diye sorsak, birçoğumuzun aklına ilk gelecek cevaplardandır Mercan Kolye. Nurseli İdiz’in acımasızlıkta çığır açan “cici anne” rolüne hayat verdiği film, kendi halinde bir ailenin üzerine çöken kabusu konu almaktadır. Özellikle merkezine yerleştirdiği iki küçük çocuğun yaşadığı hüzünle, ekran başına geçenlerin bam teline dokunan Mercan Kolye, daha sonrasında dizi olarak da hayatına devam etmiş ve Nurseli İdiz’i kötü kadın olarak zihinlere kazımıştır.

Çilekli Pasta (Çağan Irmak, 1999)

Günümüzün en önemli yerli sinemacılarından Çağan Irmak’ın imzasını taşıyan Çilekli Pasta, naif ama bir o kadar da romantik bir aşk ilişkisini merkezine alır. Şehrin en önemli pastanelerinden birinin sahibi olan Onur, günbegün çilekli pasta hazırlamakta ancak bu pastayı aşık olacağı kadına saklamaktadır. Bu noktada Onur’un, hayatına giren ünlü oyuncu Burcu ile yakınlaşması, nihayet meşhur çilekli pastasını gün yüzüne çıkmasına olanak tanıyacaktır. Uğur Polat ve Yasemin Kozanoğlu’nun başrolleri paylaştığı film, sımsıcak senaryosu ve ekran başına geçen herkese tebessüm vadeden duruşu ile televizyon için yapılmış özel işlerden biri olarak hatırlanmaktadır.

Ay Işığında Saklıdır (1996, Veli Çelik)

Ay, ışığında saklıdır. Aslında özü karanlıktır ama bakarsan ışığını görürsün.  

Bir şirkette üst düzey yönetici olarak çalışan Şule ile oldukça dik başlı bir metin yazarı olan Uygar’ın zorlu aşkını ele alan Ay Işığında Saklıdır, imkânsız aşka getirdiği bakış açısıyla dikkat çeken bir film. Özellikle ikilinin geçtiği her viraj sonrası daha sert bir bariyere toslaması ve aynı zamanda beyaz yakanın iş ile aşk arasında yaşadığı gelgiti çarpıcı bir şekilde ele almasıyla fark yaratır. Dönemin gözde iki oyuncusu Aydan Şener ve Toprak Sergen’i buluşturan film, muadillerine oranla ortaya koyduğu özenli çekimi, müzikleri ve seyir zevkini yukarı çeken kurgusuyla da önem arz eder. Tabii, Ay Işığında Saklıdır’ı özel kılan yegane husus ise, sinemamızın en önemli çınarlarından Münir Özkul’un son kez bir filmde yer almasını temsil edişidir.

Zıpçıktı (Ünal Küpeli, 1995)

90’ların unutulmaz filmlerinden olan Problem Çocuk’un çılgın bir rip-off’u olan Zıpçıktı, Ünal Küpeli yönetmenliğinde ekranlara gelirken, başrolünde yer alan Şenol Coşkun nam-ı değer Cafer ile adından söz ettirmeyi başarır. Yetimhanenin uçarı çocuğunu, zoraki şekilde evlat edinen bir çiftin yaşadığı zorlu süreci ele alan film, bir yandan da Zıpçıktı Cafer’in yaramazlıkları ile izleyicisine bolca kahkaha vadeder. Özellikle sırtını dayadığı absürtlüklerle tadına doyulmaz bir seyirlik halini alan Zıpçıktı, birçoklarına göre orijinali Problem Çocuk’u aratmayacak derecede matrak ve samimi bir iş.

Günaydın İstanbul Kardeş (Çağan Irmak, 1998)

Günaydın İstanbul kardeş… Bütün yaşattığın strese, moral bozukluğuna ve bize verdiğin yorgunluğa rağmen seni seviyoruz.

Ekran başına geçenleri, radyonun hayatımızın önemli bir parçası olduğu zaman dilimine götüren, aynı zamanda Çağan Irmak’ın da ilk uzun metrajı olma özelliği taşıyan Günaydın İstanbul Kardeş, tam anlamıyla tadına doyulmaz bir “feel good movies” örneği. İlk dakikasından, son anına kadar umut ve sevgi dolu bir dünyanın hala var olabileceğini izleyicisine aktaran film, özellikle samimi tavrıyla fark yaratır. Tabii bu noktada gündelik hayatta içine kapanık bir DJ olan Alican ile tesadüf eseri hayatına giren Sadenaz’ın içten aşkı da izleyiciye romantik anlar vadetmeyi es geçmez.  Başrollerini Volkan Severcan ve Esra Akkaya’nın paylaştığı film, Çağan Irmak’ın çaylaklık eseri olmasına rağmen, en unutulmaz televizyon filmlerinden biri olarak hala hafızlardaki güncelliğini korumaktadır.

Zampara Seyfettin (Ünal Küpeli, 1995)

Hoop, Korsan! Hani dövmecinin alosunu verecektin?

Geldik listemizin zirvesine. Televizyon filmleri denildi mi ilk akla gelen, açık ara zirvenin sahibi olan bir iş varsa, o da hiç şüphesiz ki Osman Cavcı’nın başrolde harikalar yarattığı Zampara Seyfettin’dir. “Sapitop”tan tatil kazanan Acıbademli Seyfi ve Sedef’in eğlenceli hikâyesini merkezine alan film, Yeşilçam’ın kendine has içtenliğiyle günümüzün sulu komedileri arasında köprü görevi gören ve birçok komedi filmine öncü olan bir yapı etrafına kuruludur. Özellikle absürt mizahını, yaratıcı diyalogları ve Osman Cavcı’nın ele avuca sığmaz neşesiyle birleştiren film, her bir anıyla kahkaha vadeden duruşu ve sıcak yaz günlerinin albenisini huzurlarımıza getiren atmosferiyle fark yaratır.

BONUS: Yaz Aşkım (Cem Akyoldaş, 1998)

Genç yaşta aramızdan ayrılan Kerim Tekin’in başrolü Meral Konrat’la paylaştığı Yaz Aşkım, kimi zaman cıvıl cıvıl bir yaz hikayesi servis etse de hikayesine dahil ettiği dram ve ölüm gibi keskin konularla temposunu yitiren ve muadillerinin bir adım gerisinde kalan bir televizyon filmi. Buna rağmen Kerim Tekin’in tüm cazibesi ile arz-ı endam etmesi hasebiyle her daim izlenmeyi hak eden Yaz Aşkım, belki en  iyi televizyon filmlerinden değil ama Kerim Tekin’i unutulmaz kılan misyonu ile daima hatırlanmaya değer işlerden biri olarak kalacaktır.

 

 

 



Benzer İşler


" alt="Cuma Neşesi: Gogol Bordello Soundtrackleri">

Cuma Neşesi: Gogol Bordello Soundtrackleri

devamı

" alt="Yanlış Yerde, Yanlış Zamanda Yayınlanan Bir Şaheser: 46 Yok Olan">

Yanlış Yerde, Yanlış Zamanda Yayınlanan Bir Şaheser: 46 Yok Olan

devamı

" alt="Türk Televizyonlarının En Çılgın Dizisi: Çarli">

Türk Televizyonlarının En Çılgın Dizisi: Çarli

devamı

" alt="Buram Buram Kalite: Ufak Tefek Cinayetler">

Buram Buram Kalite: Ufak Tefek Cinayetler

devamı











82ekran sitesinin bütün hakları saklıdır. - 2017