yukari cik
X
X

Sert ve Kalp Kırıcı Bir İlişki: Normal People (2020)

Sert ve Kalp Kırıcı Bir İlişki: Normal People (2020)

82ekran için yazan: Selen Turna

BBC One, Hulu, ve RTE işbirliğiyle, Sally Rooney’in aynı adlı romanından uyarlanan Normal People, 29 Nisan’da Hulu aracılığıyla ABD’de yayına girdi. Aldığı iyi yorumlarla bu yılın en başarılı işlerinden biri olma yolunda ilerleyen dizi 12 bölümden oluşuyor ve yönetmen koltuğunda Lenny Abrahamson ve Hettie Macdonald oturuyor. Senaryo ise Alice Birch ve Sally Rooney’e ait. Dizinin başrollerindeyse Marianne rolünde daha önce belli yapımlarda rol alan ama Normal People ile öne çıkan Daisy Edgar-Jones, Connell rolünde ise oyunculuk kariyerinin başında olan Paul Mescal yer alıyor.

Romantik-dram türündeki dizi, İrlanda’nın küçük bir yerleşim yeri olan Sligo’da yaşayan ve lisede aynı sınıfta olan Marianne ile Connell’ın yıllar içerisinde değişen hayatlarıyla inişli çıkışlı ilişkilerine odaklanıyor. Farklı yaşamlar ve kişiliklere sahip olan Marianne ile Connell aralarındaki bağ ve yaşadıkları çatışma, bir ilişkinin en açık ve sert halini gözler önüne seriyor. Dizinin gidişatı bu iki karakter ve yaşadıkları durumlarla ilerlediği için Marianne ile Connell’ın hayatına biraz daha ayrıntılı bakmak inceleme açısından faydalı olacaktır.

Sligo’da aynı lisede ve sınıfta okuyan Marianne ile Connell birbirinden farklı kişilikte ve hayatlar süren iki gençtir. Marianne yüksek gelirli bir ailenin lafını esirgemeyen, zeki ve başarılı ama sosyal açıdan yalnız, yaşıtlarıyla iletişim kurmakta sıkıntı çeken çoğu zamanda aslında kurmak istemeyen bir kız. Aykırı davranışları ve arkadaşlarıyla iletişim konusunda çatışmalar yaratan biri olsa da aslında arkadaşları tarafından sıkça sözlü zorbalıkları maruz kaldığını da görüyoruz.

Tüm bunların yanında aslında zaman ilerledikçe hassas ve duygusal bir kişiliğe sahip olduğu da belli oluyor. Ailesinden sevgi ve ilgi görmeyen, babasının vefatı üzerine kendi kabuğuna çekilmiş bir anne ve abi rolleri Marianne’in hayatında yer alıyor. Annesinden beklediği sevgi ve ilgiyi yeterince görmeyen Marianne bunun yanında abisinin psikolojik olarak uyguladığı baskı ve ilgisiz davranışlarıyla sürekli karşı karşıya kalıyor. Yaşıtlarına göre daha olgun ve farklı bir kişilikte olsa da aslında tam da bu özellikleriyle Connell’ın ilgisini çektiğini de görüyoruz. Lisenin popüler, yakışıklı ve ilgi çekici erkeklerinden biri olan Connell sosyal, bir şekilde arkadaşlarına uyum sağlayan, utangaç kişiliğe sahip biri. Çoğu zaman arkadaşlarıyla geçirdiği sürede gülüp eğlense de onlardan farklı düşündüğü ve içten içe kendini o ortama ait hissedemediğini hal ve hareketleriyle izleyiciye hissettiriyor. Sadece annesiyle beraber yaşayan Connell, annesinin Marianne’in ailesinin evine belli günlerde temizliğe gitmesiyle Marianne ile annesini işten almaya gittiğinde kısa sohbetler etmeye başlıyor.

Marianne ve Connell kısa sohbetler ve aralarında oluşan o küçük bağ ile beraber zaman geçirmeye karar vererek genel olarak cinsel birliktelikten oluşan bir ilişkinin içerisinde kendilerini buluyor. Aralarındaki ilişkiyi keşfettikleri bir birliktelik yaşarken diğer yandan Connell bunu kimsenin bilmesini istemediğini söylüyor ve böylece ikisi de okulda eskisi gibi birbirleriyle iletişim halinde olmamaya devam ediyor. Aralarında yaşadıkları çatışmalar ve iletişim kopukluklarına rağmen hayatlarının pek çok aşamasında bir araya gelen Marianne ve Connell dengelerin tamamen değişmesini, karakterlerin büyümesi ve gelişmesini de gözler önüne seriyor. Özellikle karakterlerin hayatlarındaki değişimleri, yaşadıkları çöküş ve duygusal değişimleri de anlatması dizinin ilişkiyi baz alan bir diziden daha farklı bir noktaya gelmesine olanak tanıyor.

Normal People’ın Farkı Ne?

Normal People yayınlandığı günden itibaren çok fazla ses getirdi. Peki, bu yapımı diğer romantik-dramlardan ayıran ne? Asıl önemli olan konu da bu. Dizide belli bir bölümden sonra Marianne’in hayatı, ailesinden göremediği sevgisizlik ve abisinden gördüğü zorbalıklarla kimi zaman kalp kırıcı kimi zaman da güçlü bir kadın figürü olma yolunda ilerlerken, Connell da kendi içerisinde yaşadığı çatışmalarla ve yaşamının kontrolünü bir şekilde kendi eline almasıyla inişli çıkışlı bir şekilde kendi yolunda ilerliyor. Bu da hikaye buruk bir şekilde yol alsa da karakter gelişimi açısından dikkate değer bir noktada finalize olmasına zemin hazırlıyor.

Farklı hayatları ve karakterleri olan Marianne ile Connell’ın aşk hikâyesini izlemek tansiyonu yüksek olmayan, naif ve doğal bir hava verse de karakterlerin sorunlu taraflarının ilişkiye yansıması “aralarındaki aslında ne” sorusunu uzun bir süre boyunca gündemde tutuyor. Aralarında belli bir bağ olsa da ilk başta cinsel birliktelik dışında bu bağın kesinleşmediği görülüyor. Özellikle ilişkinin tam olarak ne olduğu anlaşılmadığı noktada ilk olarak cinselliğin ön planda olması düşündürücü olabiliyor. Diğer açıdan aralarındaki ilişkinin hangi durum ve olaylardan geçerek olgunlaşabileceği hakkında merak yaratıyor.

Bu konuda da dizideki cinsel içerikli sahnelerin hikâyede büyük bir etkisinin olduğunu, iki karakterin bağ kurmasında ve aralarındaki bağın cinsel ilişkilerinde de bu bağı hisleriyle, bakışlarıyla görünebilir kıldığını söylemek mümkün. Bunu doğal bir şekilde yapmalarının ise anlatıma pozitif bir değer kattığı aşikâr. Diziyle ilgili verilen röportajlarda da belirtildiği gibi, iki oyuncunun cinsellik konusunda rahat hissetmesi fazlasıyla önemli. Yapımda bir cinsellik koordinatörünün yer alması ise sahnelerin iyi bir şekilde çekilmesi ve düzenlenmesi konusunda hissedilir derecede bütüne katkı sağlıyor.

Bir şekilde büyüyen ve gelişen ilişkilerine rağmen kusursuz bir ilişki yürütebiliyorlar mı?

Belli bir bölümden sonra ilişkilerinin yol ayrımına gelmesi, birbirlerini anlamalarına rağmen ilişkiyi bir şekilde çıkmaza sürüklemeleri beni düşündüren kısımlardan biri oldu. Birbirlerine pek çok konuda destek olurken, kolayca empati yapabilirken sıkıntı yaşadıkları konular oluyor. Bu ilk başta ilişkinin kendisiyle ilgili gözükse de aslında karakterlerin kendi sorunları ve aralarında yaşadıklarının hisleriyle alakalı olduğu su götürmez bir gerçek.

Bunun dışında Marianne’in hayatında ilişki, arkadaşlık ve kişiliğinin oluşumu konusunda ailesinin büyük bir yerinin olduğu, sevgisiz ve ilgisizliğin üzerine abisinden gördüğü zorbalıkların özellikle Connell dışındaki çift ilişkilerinde psikolojik etkileriyle ortaya çıktığı dikkat çekiyor. Bazı anlarda Marianne ve Connell karakterleri ile empati kurmak ve anlamak zorlaşsa da bir noktada ikisini ve aralarındaki ilişkinin neden bu şekilde ilerlediğini anlaşılabilir bir duruma geliyor. Özellikle dizi bittikten sonra gerçek bir çiftin yaşadıklarını izliyormuş hissi ortaya çıkıyor.

Bir kitap uyarlaması olan senaryoda hikâyeyinin düzenli ve kopukluk yaşatmayacak bir şekilde ilerlemesi de diziyi izlenebilir kılan unsurlardan biri. Yönetmenlerin büyük etkisinin olduğu doğru açılarla mekân kullanımı, çekim açıları gayet iyi. Hikâyeyi daha etkili kılabilen doğal oyunculuklar ve doğru zamanda iyi müziklerin sahneye uygun olarak kullanılması da dizinin seyir zevkini yükseğe çeken unsurlardan.

Bir yandan sert ve kalp kırıcı, bir yandan kusursuz olmayan bir ilişkiyi, doğal oyunculuklarıyla büyüleyici bir noktaya taşıyan Normal People, negatif yanlarına rağmen bu yılın en başarılı işlerinden biri. Özellikle romantik-dram türünde diziler izlemeyi seven biri için hikâyesi, kurgusu ve sade anlatımıyla daha da ilgi çekici olacağı kaçınılmaz.




82ekran sitesinin bütün hakları saklıdır. - 2020