Yukarı Çık
Bir Köpeğin Hüzünlü Gözleri Arkasındaki Hikaye: Gümüş (2018)

Bir Köpeğin Hüzünlü Gözleri Arkasındaki Hikaye: Gümüş (2018)

Saraybosna Film Festivali’nde Öğrenci Kısa Filmleri bölümünde prömiyerini yapan ve geçtiğimiz günlerde 33. Uluslararası Fribourg Film Festivali’nin Uluslararası Kısa Film Yarışma filmi olan GümüşDeniz Telek’in ilk yönetmenlik denemesidir. Gümüş’ün bahsi geçen festival kapsamında, Festival Scope adlı web sitesinin ücretsiz kısmından 14 Nisan’a kadar tüm seyircilere açık olması nedeniyle bu kritiği yeniden yayınlıyoruz.[1] Çünkü artık 82ekran olarak, festivaller dışında kısıtlı gösterim alanlarına sıkışan kısa filmleri daha fazla kişiyle buluşturmak için çaba göstereceğiz. Özellikle, çevrimiçi bir kısa platformu olan Shortbyshort ve kuruluşunun birinci yılıyla birçok şehirdeki üniversitelerde kısa film gösterimleri yapmaya başlayan Kısa Film Yönetmenleri Derneği gibi iki önemli oluşumun yanında 82ekran’da da festival yolculuğu tamamlanmış ve online olarak seyirciye açılan filmleri paylaşacak ve onları kritik edeceğiz. Çünkü kısa filmlerin gösterim yetersizliğinin yanında tartışılma platformlarının da eksikliğini daha önceki kısa film kritiklerimizle deneyimledik. Böylece bu çabanın çağrısını da Deniz Telek’in Gümüş filmi vasıtasıyla yapmış bulunmaktayız.

Sinemadaki yolcuğuna oyunculukla başlayan Telek, anlatısı içinde sinemasal referansları gizlemekten kaçınmayan bir film ortaya koyuyor. Bu referansların en çok hissedileni elbette ki Nuri Bilge Ceylan. Kendisinden sonra birçok genç sinemacıyı etkileyen Ceylan, Telek’i de ilk kısa filminde hem sinematografik hem de duygusal anlamda ciddi bir biçimde etkilemiş görünüyor. Ceylan’ın Taşra Üçlemesi’ne bir saygı duruşu izlenimi veren film, İngilizce ismiyle de The Gentle Sadness of Things (Şeylerin Narin/Nazik Hüznü) bu minimalist duygusallığı incelikle hikayesine yerleştiriyor. Festival Scope’nin sosyla medya hesaplarındaki tanıtımlarında bu cümleyi kullanıyordu. ‘Bir Köpeğin Hüzünlü Gözleri Arkasındaki Hikaye’. Telek’in ikinci net referansı ise Sivas. Telek, Kaan Müjdeci’nin yaptığı şekilde köpeği anlatısının merkezine yerleştirmiyor. Ancak filmdeki “narin şeylerin” ilk göstergesinin köpeğin evine geri dönüşünün oluşu ve filmin adının köpeğin adı oluşu dolayısıyla Sivas ve Gümüş bağlantısını zihinsel olarak kurmamak olanaksızlaşıyor.

Babasının ölümünün ardından köye annesini almaya ve köpeğini bırakmaya gelen Ali’nin hikayesi, etkileşim kurduğu tüm “şeyler” üzerinde aktarılıyor. Bu şeyler babasından kalma kasetinden annesine kadar büyük bir yelpazeyi kapsıyor. Ali’nin bazı şeyleri alıp bazı şeyleri bırakma işi ise annesinin öğüdüyle sekteye uğruyor. Anne her şeyin yerinde güzel olduğundan bahsederek, şeylere kimlik kazandıranın kökleri olduğunu ima ediyordur. Hatta bu ima yalnızca Ali dışındaki şeyler için değil, bizzat onun için de geçerli bir durumdur. Yıllardır uğramadığı köyüne babasının ölümü sebebiyle dönüşü, köklere dönüşün zorunluluğunu dile getirir. Kahramanın yolcuğu sürecinde dönüp dolaşacağı noktanın başlangıç noktası Gümüş için köklerdir. Köklere dönerek de aynı zamanda kendimize dönmüş oluruz. Bu süresiz bir dönüş olmakla beraber aslında bir paradokstur da. Ali üzerinden bu durumu değerlendirecek olursak, kendinden uzaklaşarak şehre yerleşen Ali yine modern insanın girdiği bunalım içinde yaşıyordur. Zamanında kaçmak istediği köy, yeni kaçmak istediği şehre bir alternatif oluşturuyordur. Bu da karakteri canlandıran Sercan Özinan’ın film sonrası soru-cevap kısmında belirttiği Gümüş’ün modern insanın bunalımını anlatıyor oluşunu destekler niteliktedir. Kendimizden ne kadar uzaklaşmaya çalışırsak aslında kendimize bir adım daha yaklaşıyor olduğumuz paradoksun anlatısıdır Gümüş. Bu koca trajedi ise minimalist drama içinde yalnızca küçük şeylerin narin hüznünde saklanmıştır.

İzleme Linki:  https://www.festivalscope.com/all/film/the-gentle-sadness-of-things

             

Yönetmen – Deniz Telek
Yapımcı – Kübra Kip
Senarist – Deniz Telek
Görüntü Yönetmeni – Emre Pekçakır
Sanat Yönetmeni – Rabia Kip
Işık – Emre Pekçakır
Müzik – Ozan Çoban
Kurgu – Kubilay Dallı
Oyuncular – Sercan Özinan, Emiş Yıldırım, Hasan Ali Yıldırım

Yapım Tarihi:  2018
Süre: 16:00

Konusu: Ali, babasının ölümünden sonra yalnız kalan annesini alıp yaşadığı şehre götürmek için köyüne gider. Annesi tek bir şartla ikna olur; Baba yadigarı köpekleri Gümüş’e kalacak bir yer bulunması gerekmektedir.

[1] Filmin kritiği daha önce 6. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Kısa Kurmacalar bölümünü incelediğimiz yazıda yayınlanmıştı. Bkz: http://www.82ekran.com/bogazici-film-festivali-ulusal-kisa-kurmaca-gecidi/



Benzer İşler


" alt="Yapım Aşamasındaki Filmlere Antalya Film Forum Desteği">

Yapım Aşamasındaki Filmlere Antalya Film Forum Desteği

devamı

" alt="Emre Öksüz’ün Son Kısa Filmi “Otis Tarda”nın Çekimleri Tamamlandı">

Emre Öksüz’ün Son Kısa Filmi “Otis Tarda”nın Çekimleri Tamamlandı

devamı

" alt="Gezi Parkı’nda Değişim Ömür Boyu: Bir Maç Günlüğü (2013)">

Gezi Parkı’nda Değişim Ömür Boyu: Bir Maç Günlüğü (2013)

devamı

" alt="Altın Portakal’a Başvurular 16 Eylül’de Sona Eriyor!">

Altın Portakal’a Başvurular 16 Eylül’de Sona Eriyor!

devamı











82ekran sitesinin bütün hakları saklıdır. - 2017