Yukarı Çık
Altı Kapılı Bir Vahşi Batı Filmi: The Ballad of Buster Scruggs (2018)

Altı Kapılı Bir Vahşi Batı Filmi: The Ballad of Buster Scruggs (2018)

Coen Kardeşler olarak bilinen senarist-yönetmen Joel Coen ve Ethan Coen’in Western türündeki son filmleri “The Ballad of Buster Scruggs” altı farklı öyküyü, tek bir film içinde Netflix ekranında seyirciyle buluşturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda James Franco, Liam Neeson, David Krumholtz, Brendan Gleeson, Zoe Kazan, Stephen Root gibi birbirinden yetenekli isimler yer alıyor.

Film Western, vahşi batıda geçen birbirinden bağımsız altı öyküden oluşuyor. Filmde Coen kardeşler, birbirinden farklı bu altı öyküde kanun kaçaklarının ve yerel halkın hikayelerini bize anlatıyorlar.Film adını ilk öyküdeki kovboyun isminden alıyor. Bunun dışında bana göre filmde yer alan altı öykü birbirinden bağımsız olsalar da, kendi içlerinde başı ve sonu olan öyküler.

Film bir alan, hayal alemi; seyirci içine girmeli, dolanmalı, belki kendi gerçekliğini kaybetmeli ve yeniden bulmalı. Ama belli noktada bir çıkış hatta bunu Coen kardeşlerin filmi bağlamında düşünürsek, seyirci filmde birçok çıkış bulmalı. İşte The Ballad of Buster Scruggs’da anlatılan 6 öykü, içinde seyirciye birçok çıkış sunan bir yapım. Film bize dışarı çıkabilmemiz için birden çok yol gösteriyor.

Coen kardeşler bu sefer bir film yönetmeni olmak ve bir film çekmekten çok, filmde de sık sık göreceğiniz gibi bir gezgin gibi, sanki Marco Polo’ymuşcasına öyküler anlatmayı seçiyor. Fakat tüm bunlarda ilginç olan şey şu; öyküleri birbirine bağlayan, mümkün olanın en basiti gibi duruyor. Aynı zamanda bu bağ, benim yalnızca Binbir Gece Masalları’nda rastladığım bir bağ. Sanki filmde “başka yer” diye bir yer yok, sanki bütün vahşi batı tek bir şekle bürünüyor, dönüşen ve değişen sadece öyküler ve kişiler.

The Ballad of Buster Scruggs’da, anlatıcılar, Coen kardeşler sanki dünyanın yıkıma uğradığının çokça farkındaymışçasına, öykülerde kaybetmekte olduğumuz duygularımızla ve ilişkilerle ilgili bir şeyler anlatma çabasında.  Ben filmde yer alan birbirinden farklı içeriklere sahip altı öyküyü de insani duyguları doyasıya yaşamakta zorlandığımız ve kendimize ait öykülere sahip olamadığımız şu günlerde, tüm kayıplara ve yitirilenlere son bir bakış gibi düşünüyorum. Her öyküde, insan yaşamlarının iç içe geçmiş yumağı arasındaki gerilimleri görürüz; yitirilenler, bulunanlar, kazanılanlar, kaybedilenler… Ama film kendi içinde çok yüzeyli ve anlatımın her yere yayıldığı bir yapıya sahip. Tam da bu çok yüzeylilik ve anlatımın her yer deliği filmin kendiliğinden oluştuğu ve yalnızca olduğu gibi bir film olduğu izlenimini pekiştirmektedir. Film boyunca her yeni öyküyle birlikte güneşli bir vahşi batı manzarası eşliğinde bir başka dünyanın da kapısını aralıyoruz. Fakat her öyküye başlarken, biz zamanlar bizde olduğunu bildiğimiz bir geçmişi buluyoruz; artık olmadığımız ya da asla sahip olmadığımız şeyin yabancılığı, hiç bizim olmamış yabancı yerlerin eşliğinde bizi bekliyor.

Sinema özgür aklın ürünü bir düş makinesi. Ve filmlerin asıl gücü, bu düş makinesinin imkanları içinde, yaşadığımız gerçekten yararlanarak tanımladığı şeyi yaratan ilişkilerin bütününde gizli. Coen kardeşler, The Ballad of Buster Scruggs’da ilişkilerin, koşulların, olasılıkların ve olmazlıkların tümünü arıyor. The Ballad of Buster Scruggs, anlatımındaki farklılıklar ve bizim anlamakta zorlandığımız bir kendiliğinde düzen içinde, bizi bir serüvene çıkartmayı başaran bir yapım. Yapımın süresi yer yer seyirciyi zorlasa da bence izlenmeyi hak ediyor. Film boyunca yer yer duygulanıp yer yer de gülmeniz garanti. Bu anlamda, beni hem güldürsün bir yandan da öyküsüyle beni etkilesin dediğiniz bir film arayışındaysanız, Netflix ekranlarındaki Coen kardeşler yapımına bir şans vermenizi tavsiye ederim. Benim The Ballad of Buster Scruggs hakkında sizle paylaşacaklarım bu kadar. İzleyen herkesin altı öykü içinde kendine mutlaka yakın bulacağı bir öyküsü olacağını iddia ediyorum ve şimdiden herkese iyi seyirler diliyorum.

82ekran için yazan: Merve Gizem Uğur

 



Benzer İşler


" alt="Kurtlarla Koşan Kadın: Sibel (2018)">

Kurtlarla Koşan Kadın: Sibel (2018)

devamı

" alt="Sarı Çoraplı, Komik Bir Çocuk Geldi Geçti: Bartu Ben">

Sarı Çoraplı, Komik Bir Çocuk Geldi Geçti: Bartu Ben

devamı

" alt="Pavyon Fütursuzca Düşülecek Bir Dizi Mi?">

Pavyon Fütursuzca Düşülecek Bir Dizi Mi?

devamı

" alt="Venedik’ten Dünyaya: Marco Polo">

Venedik’ten Dünyaya: Marco Polo

devamı











82ekran sitesinin bütün hakları saklıdır. - 2017