yukari cik
X
X

Akran Zorbalığı ve İçimizdeki Şiddet: Klass (2007)

Akran Zorbalığı ve İçimizdeki Şiddet: Klass (2007)

82ekran için yazan: Damla Üzümcü

Klass, tamamen amatör oyunculardan oluşan kadrosuyla, 2008 yılında Estonya’nın Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar adayıydı. Oscar’ı alsaydı bilinir, daha çok kişiye ulaşırdı elbet. Ancak filmi izlemek ve “Aynı sıralardan geçtik.” demek için geç değil.

Senaristliğini ve yönetmenliğini Ilmar Raag’ın üstlendiği film, liseli gençlerin arasında geçen akran zorbalığını konu ediniyor. Herkesin şahit olduğu ancak kimsenin yeterince karşı koymadığı veya yanlış şekilde karşı koyduğu zorbalık, sürekli olarak anlatıda kendini tekrar ediyor. Gerçek hikâyelere dayandırılarak çekilen ve bir sistem eleştirisi olarak karşımıza gelen Klass, İskandinav ülkelerindeki artan okul içi şiddet olaylarına dikkat çekiyor. Ailelerden öğretmenlere, giysi markalarından arkadaşlıklara; her şey ve herkes sistemin içinde. Pekâlâ görmeyip hissettiğimiz devlet de dahil!

Akran zorbalığı, aynı yaştaki çocuk veya ergenlerin birbirlerine, bir gruba veya hep birlikte tek kişiye karşı uyguladıkları sözel veya fiziksel tacizin adıdır. Bu zorbalığa uğrayan kişi, genellikle karşı koyamaz ve daha fazla baskıya maruz kalacağını düşünerek kimseye bir şey anlatmaz, anlatamaz. Bu filmde akran zorbalığının ilk kurbanı olarak Joosep’i izliyoruz.

Joosep, hemen hemen birçok grup içerisinde rastlanılabilecek, sessiz sakin ve kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayan bir karakter. Sınıf arkadaşları tarafından “öteki” ilan edilen Joosep, kendisine yöneltilen baskı, söylem ve şiddete karşı koyamıyor ve kimseye bir yakınmada bulunmuyor. Sabrederek, bir gün bu durumun son bulmasını istiyor.

Joosep için işler gittikçe sarpa sarıyor ve biz izleyiciler ona karşı yapılan her türlü zulme şahitlik ediyoruz. Joosep’in ailesiyle de bağları pek kuvvetli değil. Yeterince para kazanmayan, şiddete yatkın, oğluna sürekli canını yakanlardan intikam almasını salık veren bir baba figürüyle karşılaşıyoruz. Baba, zorbalığın yeniden üretilmesinin de ötesinde, kocaman bir dramın yaşanmasına katkı sağlıyor.

Hikayenin önemli yapı taşlarından biri de Kaspar. Kaspar, köyden büyükannesinin yanına okumak için gelmiş ve henüz “köylü” tanımını üzerinde taşımakta. Art arda sınıfın alfa erkeğiyle ters düşmesi, olayların içine müdahil olmasını zorunlu kılıyor. Evet, akran zorbalığının ikinci kurbanı Kaspar oluyor.

Sınıfın alfa erkeği Anders, iktidarını sınıfın en çalışkanı üzerinde bile kabul ettirmiş ve herkesi etrafında toplamış bir karakter. Ancak iktidarının gücünü, en zayıf üzerinde daha çok ispatlayabileceğini biliyor ve sürekli en zayıf olarak görülen Joosep’e yükleniyor.

Kaspar’ı başta Joosep’e karşı tavır alan tarafta izlesek de yavaşça safının değiştiğini görüyoruz. Arada sırada işleyen düzene karşı sesini yükselten, fakat yine de o düzene su taşıyan Thea’ya karşı hissettikleri Kaspar’ın kafasını karıştırsa da bu durum onun için “şeref” meselesine dönüşüyor. Unutmamak gerek, susmak ve göz yummak da onaylamak demektir çoğu zaman. Kaspar tarafını seçiyor.

Her geçen gün Joosep’in kaçışı, Kaspar’ın büyük desteğiyle mücadeleye dönüşüyor. Joosep’in belki kaba kuvvet uyguladığını görmüyoruz, fakat tek yumrukta veya tek tekmede düşmemek için direndiğini izliyoruz. Nihayetinde içinde bulunulan sistem ve sistemin verdiği koşullar direnme ve tepki verme şekillerini de etkiliyor. Zorbalığa uğrayan Joosep susarak veya daha az fiziksel tepkiler vererek, totalde daha az zarar göreceğine inanmaktayken, Kaspar olayları hızlı ve topyekûn çözebileceğini düşündüğü kaba kuvveti tercih ediyor.

Peki, bu mücadele sonuna kadar devam edecek mi? Ya da mücadelenin şekli mi değişecek? Şiddetin baştan sona giderek arttığını düşünürsek, bizleri inanılmaz bir “intikam” süslü son bekliyor. Tabii öncesinde, intikamın kıvılcımı olan sahne, filmin asıl koptuğu nokta oluyor.

Sadece Estonya’dan değil, hemen her ülkeden izleyenlerin muhakkak bir şeyler bulacağı bir film Klass. Eğer henüz izlemediyseniz, izleyecekleriniz size “fazla” gelebilir ve “bu da yapılmazdı!” diyebilirsiniz veya “hafif” de kalabilir; zira şiddetin her türlüsü, her yerde kol geziyor! Oyunculuklar amatör ama içimize işliyor. Film baştan sona kasvet dolu ama izliyoruz ve bitiyor. Ama ile devam eden cümleleri pek dinlemeyi tercih etmesek de bu filmi izlemeli, izlettirmeliyiz! Zira filmin konusu hiçbirimize yabancı değil ve biraz olsun farklılık isteyenlerin, kenarda köşede kalmış filmleri de izlerim diyenlerin kesinlikle tercihi olmalı. Ayrıca filmi beğenenler için bir de devam niteliğinde Klass: Elu Parast adlı dizinin de çekildiğini söylemeliyim.




82ekran sitesinin bütün hakları saklıdır. - 2020